
Deniz fenerinde oylece oturuyoruz.
Gecenin bir körü…
‘Benim artik cesaretim yok’ diyorum. “seni daha ne kadar uzebilirim ki, neden korkuyorsun” diyorsun. İşmiş gibi.. Sanki guzel bir sey soyluyormus gibi… Guzel de geliyor aslinda, tam anlayamiyorum ama beni sevdigine olan inancim bu durumlari sorgulamama izin vermiyor. Saatlerce konusuyorsun. Ben, hep dinliyorum…
Sana inanmamayi, dislerimi sikarak basarabilecegimi dusundugumden; dislerimi sikiyorum. Her zamanki gibi dislerimi sikmaktan basim agrimaya basliyor. Bas agrim, sen ve ben. Ortaligi sulandirmaya, ikimizin bu kadar ciddi bir ortak karar vermemizi engellemeye calisiyorum. Cunku seni istemiyorum. Seni seviyorum.
Senin icin bozdugum, yapayalniz kaldigim, ahlaksizligin dibine vurdugum hayatimin kontrolu bu sefer bende olsun istiyorum. Artik kendimi ozledigimde solugu senin yaninda almak, suclu hissedip surekli sirtini sivazlamak, iki kisilik bir degersizlik hissiyle yasamak istemiyorum…
“Ne olacagiz biz peki, birbirimizin metresi mi? Hep boyle mi surecek?” diyorsun.
‘Hayir’ diyorum. ‘eskiden olsa evet derdim ama artik hayir’
Biz bir yerde hata yaptik. Kendimizi bir yerde suclu bulduk ve bu sucluluk duygusu bizi, kendini surekli yenileyen ama asla iyi olmayan bir hissedis bicimine soktu. Kendimle ilgili sevmedigim ne varsa sen hayatimda oldugun icin var. Metresler insanlari iyi hissettirir, halbuki seninleyken hissettigim tek iyi bir sey yok. Cocuktum, ben sana asik oldum. Hic olmayan, asla yasanmamis seylerin hayalini kurmayi, hatta onlara inanarak yasamayi ogrendim. Yetiskin iliskilerinin hayalimdeki gibi olmadigini nereden bileyim? Takildim kaldim iste. İnsanin iliskileri tek bir hayalini bile karsilamaz mi?… Olmadi. Ben de her olmayista seni dusundum. Cunku olmaya en yakin hayaller seninleydi ve bunun sadece cocukluktan oldugunu anlamam cok uzun surdu. Her kalbimiz kirildiginda birbirimize yanasmamizin baska manasi var mi?
“Aynı hayal kirikliklarindan hep birbirimizle olmadik mi peki? Neden hic sadece ikimiz olmayi denemedik” diyorsun.
‘hayal kirikligindan’ diyorum…
****
(Bundan sonra bir kiz, bir erkek.Ayni tabi. Kiz(K), erkek(E))
K: Hadi eve gidelim, uykum geldi benim.
E: Batak atar miyiz? Bir seyler alalim bide herkes soracak nerde kaldiniz diye.
K: Uykum var diyom sana ya, siz oynarsiniz. Sigara falan alalim, benim daha icecek halim yok.
E: Sen sevilmeden cekilecek sey degilsin biliyosun dimi? Onun icin herkes gotune tekmeyi basiyo asktan gozleri hafif aralanir aralanmaz.
K: Napayim, kendimi mi keseyim simdi? Sen benimle ilgilenme diyorum, kendine bak.
E: Bu arada yarin kacta gidicen? Manitam gelcek eve.
K: Bana ne. Canim ne zaman isterse o zaman giderim.
E: Neden boyle yapiyosun? Kiskaniyo sonra bi suru problem. Gene beni biraksinlar dimi? Tesekkurler yardimlarin icin.
K: Kiskanirsa kiskansin, bana ne beni mi terk edecekler amk. Cok da fifi.
E: Evet, seni de terk edecekler. O da bilmedigimiz bir sey degil. O zaman aynisini ben de yaparim.
K: Sevgililerim seni kiskanacak kadar beyinsiz olmaz benim merak etme.
Evde bira kalmis midir acaba, bi tane icip mi yatsam ya?
E: Alalim be, batak oynariz hem.
K: Ya oynamicam diyom allah allaaah….
…..
E: Hayata bir kere geliyoruz, bir kere asik oluyoruz ve dusunebiliyo musun, sen o hakki benimle doldurdun. Hahaha.
K: Sen de git essegin sikiyle doldur, ac kapiyi…..
Bazı hikayeler ne kadar gercek.