January 2012
1 post
Hadi itiraf edelim; “artık sevmediğini biliyorduk”… “Daha dün benim aşkımdan ölüyordu, bugün nasıl terk eder, bugün nasıl sevmez!?” derken dünü sorgulayalım. “Aşkından ölüyorum, seni çok seviyorum” dediğinin hemen ertesi günü yapayalnız kaldığımızda, problemin bugün değil de dün olduğunu biliyorduk… Herhangi bir ilişkide; biricik sevdiceğimiz...
Jan 12th
23 notes
September 2011
1 post
Ahlaklıymış ahlaksız!
    Medyadaki tüm cinsiyetçi, homofobik, ayrımcı ve ırkçı yaklaşımların ortadan kalkması için bir hareket başladı biliyorsunuz. Defne Devrimi… Bazılarınca küçümsenen, gene bir avuç feminist kendi yağında kavruluyor diye alaya alınan ve gene seksist söylemlerle eleştirilen bu hareketin bir destekçisi olarak sevinç günü bugün.      Hıncal Uluç, alışık olduğu o bütün sweetheart çirkinliğiyle yazdığı...
Sep 13th
5 notes
August 2011
2 posts
Deniz fenerinde oylece oturuyoruz. Gecenin bir körü… ‘Benim artik cesaretim yok’ diyorum. “seni daha ne kadar uzebilirim ki, neden korkuyorsun” diyorsun. İşmiş gibi.. Sanki guzel bir sey soyluyormus gibi… Guzel de geliyor aslinda, tam anlayamiyorum ama beni sevdigine olan inancim bu durumlari sorgulamama izin vermiyor. Saatlerce konusuyorsun. Ben, hep...
Aug 31st
1 note
O pırıl pırıl sevgili...
Bir yerlerde, herhangi bir şekilde tanışıyoruz. Elektriğimizi de aldık ya da yolda, bir şekilde alacağız. Cinsel etkileşimimiz de tamam olduğuna göre arkamıza yaslanıp kemerlerimizi takabiliriz: Sevgili oluyoruz. Her ilişki başlangıcı gibi bunda da o bizi insan yapan kurnazlığımızı, olmak istediğimiz insan-mış gibi davranmamızı engelleyemiyoruz. Bilmediğimiz denize gece girmeyelim telkinlerimiz,...
Aug 25th
10 notes
June 2011
2 posts
Jun 17th
58 notes
Her şey için çok geç zamanlardaydık. Uzun, üzgün, mutlu, mutsuz koskoca bir yıl geçmişti. Onu en son bir otobüs terminalinde, beni çok severken bırakmıştım. Sonraki karşılaşmamız “bu aşk burada biter” konuşması olmuştu. Başkasına aşık olmuş ama söyleyememişti. Çünkü çok büyük laflar etmiştik. En çok birbirimizi sevmiştik, ilk defa böyle aşık olmuştuk falan filan… Utandı tabi bu...
Jun 5th
5 notes
May 2011
3 posts
“Birinin sizi terk ettiğini; sadece bir şarkı biliyor.”
– çok saçma.
May 14th
1 note
“Birinin sizi terk ettiğini, sadece bir şarkı biliyor.”
– çok saçma
May 13th
“Bütün yalanlarımızın üzerine baharı seriyoruz.”
– Senelerdir hiç söylenmemiş gibi oluyorlar…
May 8th
1 note
April 2011
2 posts
ListenDöndüm gecenin karasına, artık kimse kıramaz...
Apr 27th
5 notes
“Bir an var, insan kaybettiğini anlıyor. Kazanmak için harekete geçiren bir...”
– dedi. Bunların hepsini, bana yıllar sonra söyledi. Yine, benden bağımsız bir “o an”
Apr 27th
3 notes
February 2011
4 posts
Sevan Nişanyan’dan Şirince’ye davet
9 Mart’tan önce Şirince’ye gelin. Varlığınızla bize güç verin. Bu zor ve güzel günlerde yanımızda olun. BANALLİĞİN ZAFERİ Son anda beklenmedik bir gelişme olmazsa Nişanyan Evleri önümüzdeki on-onbeş gün içinde yıkılacak. Selçuk Kaymakamlığı 18 Ocakta yıkım işini ihale etmiş. İşi alan müteahhidi gidip bulduk. Eski bir gardiyanmış; konuşulabilecek biri izlenimini vermedi. İlk partide ana binamız...
Feb 15th
“Çok acayip şeyler olabilir. Sen, beni sevmeyi bırakabilirsin. Ben, seni 40...”
– Hoş bir şey mi bu?
Feb 12th
Feb 7th
29 notes
Atatürk'ü kızdırdınız. Alın işte kızdırdınız...
spektakulersehirheykelleri: Atatürk’e benzeyen adamın ‘Bas git lan!’ temalı heykeli Yalova’dan.
Feb 2nd
163 notes
January 2011
17 posts
Bugün kola içtim. Sonra uzun zamandır hiç aklımda olmayan birini düşünmeye başladım. Ne kadar özlemiştim ve ne çabuk unutmuştum onu özlediğim günleri. Çok ağlamıştım üstelik biliyor musun? Aynı senin hayatının aşkı olduğumu, birbirimiz için yaratıldığımızı düşündüğüm gibi; onun hayatında da öyle olduğumu düşündüm. Ve evet, bildin. Onda da yanıldım. Yanılmak değil de bilirsin işte…...
Jan 26th
8 notes
“Çok maceralı bi insanım.”
– Pastaneden manita kaldırıyorum. EVET KALDIRIYORUM.
Jan 21st
Şöyle oldu. Akşam, aile boyu Hrant için ağladık. Sonra Öyle bir geçer zaman ki’ yi izlerken Berrin’e üzüldük. Annemler, halamlar hep bir ağızdan “Berrin üstünü giy bari anneeen geeldiiiiğğ” diye bağırdı. Ben de dedim ki ben olsam kemiklerimi kırarsınız Allahsızlar, elalemin kızına hoşgörüye bak. Sonra onlar da “aşkolsun biz öyle insanlar mıyız? Aşka saygımız...
Jan 20th
3 notes
“beni sevmiyorsun.”
– uyan sikim sabah oldu
Jan 11th
2 notes
“Hiçbir sevgilimi sigaradan vazgeçecek kadar çok sevmedim.”
– bir sigara kadar olamamışlar.
Jan 9th
2 notes
“bazen sizi o kadar sevmez ki, gidip başkasını sevebilirsiniz.”
– sonra… hem sizi sevmemesine hem de başkasını sevmenize müsaade etmesine “çok” üzülürsünüz. ben ne güzel seni seviyordum.
Jan 8th
“benim kalbimi, hep beni “en çok sevenler” kırdı.”
– ama ben bir tek onu özledim.
Jan 6th
“Gurur, bana göre değil.”
– ama olanlara saygım var.
Jan 5th
1 note
“sen denize düşsen batmazsın çünkü tipin kayık.”
– apaçilik tam bana göre.
Jan 5th
1 note
“Al işte al kırdın kırdın onu amına koydun.”
– bana her şey seni hatırlatıyor.
Jan 5th
“Ben şimdi tırnaklarımı törpüleyebilsem, kaşlarımı alabilsem ya da saçlarıma fön...”
– Hiçbir süper kahraman Alf’ e aşık olmaz.
Jan 4th
“Bugün seni hiç özlemedim. Başkasıyla görüşüyorum. İyiyim.”
– at yalanı sikeyim inananı.
Jan 4th
6 notes
Hep Aynı Hikaye
evrimguvenc: Hah işte! Ben de onu diyorum.
Jan 3rd
21 notes
“Üç kişiyi aynı anda sevebilen kalbim var. Sana bir tanesi çok geliyor.”
Jan 3rd
1 note
“‘Seni sevmesini seviyorsun, sevmeyince de kızıyorsun. Her şey seninle...”
– sanki ben üzülmedim.
Jan 3rd
“bazı acılar, çoğalarak biter.”
Jan 2nd
kırım kırım
hoanes: o kadar ince düşünüyorum ki sevgilim, seni kırarken bile, bir bildiğim var.
Jan 1st
16 notes
December 2010
11 posts
“Yeni yıldan bir tek seni diledim.”
– koskaca bir yıl senin yüzünden heba oldu gene…
Dec 30th
4 notes
Dec 29th
5 notes
“ben de seni çok özledim denmez. ben seni özledim dediğimde, aşık olduğum...”
– çünkü sen sevgilini terkedensin.
Dec 28th
“Aşıkken, hatırladığınız her şeyde sadece kandırıldığınızı düşünmek;...”
– beni kandırdılar, oradan biliyorum.
Dec 27th
“Bazen birini özlemek, sadece birini özlemektir. Senden ve ondan bağımsız.”
Dec 22nd
3 notes
“Bugünlerde sürekli “sen benim hiçbir şeyimsin” sözünü düşünüyorum....”
Dec 16th
öptüm. keşke öpmeseydim… Neler öğrendiğimizi konuşmuştuk hayatta. Başka türlü şeyler isteyip, öğrendiğimiz doğru neyse onu yapmıştık. Öğrenmek, o kadar da güzel değildi. Bazen güzeldi. Keşke öğrendiğimiz gibi değil hissedebildiğimiz gibi davranabilseydik falan filan… Sonra; ben huzurlu olmayı mutlu olmaya tercih ediyorum dedi. O, bunu öğrenmişti. Benimle mutlu olmuştu ama huzurlu...
Dec 15th
Ters köşeye yattım. Çalışmadığım, aklıma gelmediği yerden geldi bütün cümleler. Bakakalmak nasıl olur, anladım. Bakakalmak diye bir şey var. Öylece bakmak.  Birden kendinden tiksinmek de var. “ya bir dakika, ben buna hazır değildim, ben biraz çalışıp öyle gelsem” demek de var. Sonra olduğun yerden çıkıp kuş bakışı kendini izlemek var. Birini öyle çirkin seviyorum ki güzel olması...
Dec 12th
Kafası karışık olmadım, doğdum heralde.
Böyle bir kahkaha atıyorum ilk önce. Bu demektir ki ağlamalarımı, kıskanmalarımı, kızmalarımı artık saçma bulmaya başlamışım. Yenilmiş egom hafiften kendine gelmiş, insan ol komutu her hücreme sirayet etmeye başlamış. Kötü örnek vermek gibi olmasın ama hey heylerim geçtikten sonra kendimi benzettiğim tek şey, kafası kesildiği halde sağa sola koşturan horoz! İnsan kendini buna mı benzetir...
Dec 5th
“Bana bir iyilik yap. Beni idare etmeyi bırak. Çok saçma.”
Dec 5th
“Bir gün seni sevmeyerek uyandığımda, lütfen “seni çok seviyorum, şu...”
Dec 2nd
November 2010
12 posts
“Yıllardan 2010, aylardan Kasım. Yok ya Kasım değil de Aralık olmuş artık....”
Nov 30th
1 note
“Naber dedim, Uyuyorum dedi.”
Nov 30th
“Bilgisayara bakıp, sümüklerini karıştıran insanlar olduğunu düşünüp mutlu...”
Nov 27th
Ağlamaktan içim şişti diyoruz ya bence ağlamaktan değil o. İlk önce içimiz şişiyor sonra ağlıyoruz. Anlatayım.  -İki gün boyunca birini sürekli aradığınız halde, geri dönülmemiş ve sanki aramamışsınız gibi davranılmak -Zaman zaman aklınıza gelen eski sevgili -Bitmek bilmeyen regl dönemleri (12 günü gördüm) -Çok sevdiğiniz birini unuttuğunuzu hatırlatan bir fotoğraf - Elinize batmış...
Nov 27th
1 note
“Kasabada ya varolacaksın ya da kadın. Kadın olmak istersen orospu, varolmak...”
Nov 25th
Sabahın körü. Yok lan sabahın körü değil de, sabah 8-9. İstanbul’da ucuz eğlence arayışımız sabaha kadar sürmüş ve köyümüze geri dönmüşüz.  Ölmeye ramak kala içmeyi bıraktığımız alkol arabaya biner binmez bayıltmış, kasabamıza gelir gelmez bizi uyandıran çişte hepimizi ayıltmış durumda. Normal şartlarda, her zaman için önceliğim çişimdedir ama eve girip sonsuza dek çıkmama isteğim ağır...
Nov 22nd
“Bu aralar ölürsem, bu sadece çok istediğimden olacak.”
– İnsan, hiç sevmediği bir insanı koyunca içine; kendini hiç sevmez. Misal 100 kere karşılıksız birini aradıysanız 1000 kere hiç öyle biri olmadığınız halde, olmadığınız gibi konuşup idare edilmek istediyseniz 2000 kere, sevildiğinizi duymak için cümlelerinize taklalar attırdıysanız 3000 kere,...
Nov 17th